Erguvan Psikiyatri ve İş Psikolojisi Merkezi
MİNİ ANKET
Aklınıza gelen ilk psikiyatrik hastalık nedir?
Şizofreni 5%
Sosyal fobi 10%
Depresyon 70%
Panik atak 15%
ERGUVAN HABERLER
EĞİTİM
Eğitim verilen konu başlığına göre, eğitim sonrasında katılımcıların konuyla ilgili taraması yapılarak genel bir durum değerlendirmesi yapılır ve sonrasında konuyla ilgili bireysel desteğe ihtiyaç duyabileceği düşünülen katılımcılara bireysel destek sağlanır.

Depresyon:


Her birey hayatının belli dönemlerinde kendini duygusal olarak kötü hissedebilir. Hayatımızın herhangi bir döneminde yaşanabilecek ‘kötü hissetme’ hali genellikle kısa sürelidir. Ancak depresyonda ise bireyin günlük hayatı ve alışkanlıkları etkilenir ve yaşam kalitesi azalır. Depresyon , isteksizlik , enerjide azalma , sabahları yataktan çıkmakta zorluk yaşama, karamsarlık, dalgınlık, unutkanlık, uyku ve iştah bozukluğu, cinsel istekte azalma ve belki de en önemlisi yüksek intihar riski ile kişisel, sosyal, ailesel yükler getiren, iş kayıplarına ve verimsizliğe yol açan ciddi bir ruhsal sorundur. D.S.Ö verilerine göre 2000 yılında dünyada en çok yeti yitimine ve işgücü kaybına yol açan 10 hastalıktan üçü psikiyatrik hastalıklardı ve depresyon dördüncü sırada yer almaktaydı. Bugün ise üçüncü sıraya yükselmiş olan depresyonun 2020 yılına kadar da ikinci sıraya yükseleceği tahmin edilmektedir.

Öfke Kontrolü:


Öfke insan yaşamında var olan, doğal, evrensel ve doğru ifade edildiğinde son derece sağlıklı bir duygudur. Ancak öfke kontrolden çıkıp yıkıcı hale dönerse o zaman kişi aile-iş-okul ortamında, sosyal çevresinde problemler yaşamaya başlar ve genel yaşam kalitesinde düşüş olur. Öfkenin sağlıklı ve işe yarar olabilmesi için bastırılmaması, tanınması, kabul edilmesi ve uygun bir şekilde ifade edilmesi gerekmektedir. Öfkeyi kontrol etmek ve öfkeyi doğru ifade etmek için birçok yöntem vardır. ‘Doğru yöntem’ kişiden kişiye değişir. Yöntem belirlenirken kişinin yaşam tarzı, kişilik özellikleri ve günlük yaşantısında seçilen yöntemin uygulanabilirliği göz önünde bulundurulmalıdır. Buradaki temel amaç, saldırganlıktan uzak, şiddet içermeyen kişinin kendisine ve çevresindekilere zarar vermeyecek şekilde duygusunu ifade etme becerisi kazanmasını sağlamaktır.

Sosyal Fobi:


Kişilerin diğer insanlar tarafından değerlendirileceğini düşünerek birden çok durumdan sürekli korkması durumu ve benzer şekilde sürekli aşağılanacağı, utanç duyacağı ya da gülünç duruma düşecek biçimde davranacağından korkması durumu sosyal fobi olarak adlandırılır. Sosyal fobisi olan bireyler gerekli bilgi donanımına sahip olmalarına rağmen sahip oldukları potansiyeli ve yeteneklerini göstermekte zorluk yaşarlar. Kariyer, finans, sağlık ve ilişkiler alanında diğer insanlara göre sıkıntı yaşarlar. Aşağılanma ve başaramama düşünce ve duyguları oldukça fazladır. Korku yaşamamak için sosyal ortamlara ve ilişkilere girmemek için çaba sarf ederler. Bireylerin sosyal, mesleki veya aile yaşamları olumsuz etkilenir. Yaşantıyı oldukça olumsuz yönde etkileyen bu durumun tedavisi bireylerin kendi potansiyellerini gösterebilmeleri ve normal yaşantılarının devam ettirebilmeleri adına çok önemlidir.

İş Yerinde Stres ve Başa çıkma Yöntemleri:


İnsan hayatında işin yeri ve önemi çok büyüktür. İş hayatında yaşanan problemler çalışanlar üzerinde birçok yönden olumsuz sonuçlar yaratmaktadır. İş yerinde yaşanan stres de bunlardan biridir. Genel olarak stres organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ,zorlanması ya da böyle olduğunun algılanması ile ortaya çıkan , fizyolojik ve psikolojik belirtilerle dışa yansıyan bir gerilim durumudur. Bu durum depresyondan çeşitli fiziksel hastalıklara kadar (örn: Hipertansiyon) çeşitli sonuçlara yol açabilir. Stresin hava kirliliğinden , gürültüye, ağır işten ,sorumluluk gerektiren işe, ev ve aile ile ilgili streslerden, hayat krizlerine( örn: kanser gibi ağır hastalıklardan, doğuma) kadar çok sayıda nedeni vardır. İş yaşamında stresin artması ile birlikte, verim alamama, işe devamsızlık, personel değişimi, olumsuz davranışlarda artış gibi sonuçlar kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu nedenle stresin azaltılması ile hem verim arttırılırken hem de çalışanların iş tatmini yükseltilir. Yaşanan stresin düzeyi, kişinin stres oluşturucu olay ya da ortamı nasıl algıladığına ve onunla nasıl başa çıktığına bağlıdır. Bu nedenle bireyin kendisi için stres yaratan etkenleri tanıması ve bunlarla başa çıkma yöntemlerini öğrenmesi son derece önemlidir. Bu konuda bireylere sağlanacak profesyonel yardım ve eğitimlerle olumlu sonuçlar elde etmek etkili yöntemlerdir.

Tükenmişlik Sendromu:


Tükenmişlik kavramı, meslek çalışanlarının mesleğin özgün anlamı ve amacından kopması ve hizmet verdiği insanlarla artık gerçekten ilgilenemiyor olması ya da aşırı stres ve doyumsuzluğa tepki olarak kişinin kendini psikolojik olarak işinden geri çekmesi olarak tanımlanmaktadır. Tükenmişlik kavramı ile stres birbirine karıştırılmamalıdır. Tükenmişlik stresin daha ileri boyutu ve kronikleşmiş halidir. Stres tetikleyicilerinin algısı insandan insana değişebilir ve kişi stres ile başa çıkabildiği gibi kimi zaman da stres yaratan koşul, kişi için yapıcı rol üstlenebilir. Ancak tükenmişlik sendromu yaşayan kişilerde ne yaparlarsa yapsınlar durumun değişmeyeceği düşüncesi yaygındır, teslim olma hali söz konusudur. Bir bakıma stresle başa çıkamayan kişilerde tükenmişlik sendromu gözükmektedir. Tükenmişlik sendromu kişiler için ağır sonuçlara neden olabilir. İş kaybı, aile içi ilişkide sorunlar, insan ilişkilerinde bozulma, psikosomatik hastalıkların görülmesi, alkol-madde-sigara kullanımı, uykusuzluk, depresyon gibi ruhsal hastalıkların görülmesi ortaya çıkabilecek ciddi sorunlardan bazılarıdır. Tükenmişlik sendromunun ortaya çıkışında bireysel, kurumsal ve hatta sistemden kaynaklanan etkenlerin varlığı göz önünde bulundurulmalı ve çok yönlü bir yaklaşım izlenmelidir. Etkili müdahale hem bireysel hem organizasyon düzeyinde olmalıdır. Tükenmişliği ortaya çıkaran tüm nedenler belirlenmeli ve bu nedenlere yönelik müdahalede bulunmalıdır.

Problem Çözme Yöntemleri:


Tıpkı günlük hayatta olduğu gibi iş hayatlarında da kişiler çeşitli problemler ile karşılaşmaktadırlar. İş hayatında ortaya çıkan bu problemler kişinin performansını ve başarı yüzdesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle iş yerlerinde problem çözme becerileri gelişmiş, sorun gidermede başarılı ve sorun karşısında kolay demoralize olmayan çalışanların varlığı işyerinin başarısı ve yüksek performansın elde edilebilmesi için çok önemlidir. Problem çözmede başarısız olma olasılığı kişilerin sıklıkla başvurduğu problemden tamamen kaçınmak, süreci olumsuz yönde etkileyen bir durum iken, problemle yüzleşerek çözüm aramak kişiyi oldukça olumlu ve yapıcı bir yönde etkilemektedir. problemin doğru tanımlanması, gerçek nedenlerinin saptanması, çözüm yöntemleri geliştirme becerileri kazanılması , geriye dönük değerlendirme ve problemlerin yinelemesini önlemek için yapılabileceklerin gözden geçirilmesi önemlidir.

Motivasyon:


Bir işyerindeki başarı o işyeri çalışanlarının yeteneklerinin yanı sıra, çalışanlarının isteklerindeki artış ile de doğru orantılıdır . Bu nedenle çalışanların motivasyonu iş hayatında önemli bir konudur. Motivasyon sağlamadaki temel amaç, işyerinin hedeflerinin gerçekleştirilmesi yolunda buna katkı sağlayan çalışanların en yüksek derecede performans göstermesini sağlamaktır. Motivasyonu düşük bir çalışandan yüksek performans göstermesini beklemek gerçekçi bir yaklaşımdan uzaktır. Bu alanda çalışanların verimliliklerini artırmak için onları teşvik eden uygun motivelerin bulunması en önemli noktadır. Birçok işyerinde ‘yüksek’ tatminlerin varlığına rağmen istenen verimin alınamamasının en belirgin nedeni yanlış uygulanan motivasyon kaynaklarının varlığıdır. Çünkü her bireyin motivasyonu farklıdır. Bu farklılıklar saptanarak kişiye özel motivasyon araçlarının kullanılması önemlidir. Ayrıca bireylerin de kendi motivasyon araçlarının ne olduğunu belirlemesi ve bunları nasıl kullandığı konusunda farkındalık içinde olmasını sağlamak gereklidir. Hem bireyin hem de yöneticilerin uygun olmayan motivasyon tekniklerini uygulamaları yarardan çok zarar verici olabilir. Bu noktada alınacak profesyonel yardım kalıcı adımların atılmasını sağlamakta faydalı olacaktır. Bu sayede bir yandan işyerinde çalışandan alınan verim yükselirken , öte yandan ise çalışanların işyerinden ve işlerinden bekledikleri doyumun arttırılmasıyla iki yönlü olumlu kazanımlar sağlanacaktır.

Çatışma Çözme Yöntemleri:


İnsanların ya da grupların amaçlarının birbirleriyle uyuşmadığı durumlarda ‘çatışma’ doğar. Bireylerin, kurumların, grupların karşılıklı bağlılık durumunun mevcut olduğu her ortamda çatışma kaçınılmazdır. Çatışma kontrollü olduğu sürece fayda sağlanacak bir kaynak olabilir. Ancak iş ortamında çıkan, kontrol eksikliği olan ve süreklilik arz eden çatışmalar işte verimliliği azaltan, bireylerde strese yol açan en önemli etkenler arasındadır. İlişkilere dayalı sorunlar, değerlerin farklılık göstermesi, yapısal sorunlar, çıkarlar, ihtiyaçlar ve korkular çatışmaya sebep olan etmenler arasında sayılabilirler. İşyerinde meydana gelen benzer durumlar için tarafların değerlendirilmesi buna yol açmış olabilecek olası ruhsal sorunların saptanması ve gerekirse tedavisi , herhangi bir ruhsal patoloji yoksa bu durumun kişisel ya da örgütsel nedenlerinin araştırılması , bireylere, ortaya çıkan çatışmaları anlama , uygun çözüm yollarını bulma ve bunların tekrarlamasını önlemek için yol gösterici olmaya çalışılması önemlidir.

İletişim Becerileri:


İletişim, düşünce ve görüşlerin sözlü veya sözlü olmayan yollarla karşılıklı alışverişi ve kişilerin birbirini anlama süreci olarak tanımlanmaktadır. Bir işyerinde iletişimin kuvvetli olması o işyerinde elde edilen başarıyı olumlu yönde etkilediği gibi kişisel tatminin de artmasını sağlar. İşyerlerinde ortaya çıkan birçok ‘problemin’ kaynağı iletişim sürecinde yaşanan aksaklıklardan kaynaklanmaktadır. Etkin iletişim ile bir işyerindeki başarı yüzdesinin artması sağlanırken, ortaya çıkan kayıp ve kusurların azaldığı bilinmektedir. Önyargısız ve yansız dinlemek, anlamak ve anladığını doğru ve yüksüz bir şekilde ifade edebilmek toplum olarak genel eksikliklerimiz arasındadır. Bütün bunlar eğitimle kazanılabilecek özelliklerdir.
Anasayfa Hakkımızda Hedefimiz Hizmetlerimiz İş Psikolojisi S.S.S. İletişim
www.erguvanpsikiyatri.com 2012 Tüm hakları saklıdır. Copyright by Emre DOĞANASLAN Yönetim paneli